17 Ağu 2013

Yazın son tatilinde alınan büyük karalar

Bu akşam itibariyle Bodrum macerası da bitmiş bulunuyor. Aslında genel olarak bakıldığında ilk etapta oldukça sakin. Ama mikro düzeyde incelenince büyük ve acil alınan kararlarla dolu olan bir tatil. 

Ailem 23 yıldan beri gittiğimiz çadır kampının WC temizliğinden artık gına gelmesinden, bazı varoş tayfasının kampı istila etmesinden rahatsız olmasından kaynaklanan sebeplerden artık bir yazlık alalım dediler. Geçtiğimiz kış mevsiminde Kuşadası, Didim, Bodrum taraflarındaki bütün sahil şeritlerini dolandık. Emlakçılarla görüştük. En sonunda kendilerine en uygun olan yazlığın Denizli'li olan bir yakınlarının da bulunduğu bir siteden ev almaya karar verdiler. Eve tam 130 bin liralık masraf yaptılar. Sebep ailemin zengin olması falan değil. Sebep şu ki aldıkları ev harabeydi. Tabi kime nasıl yaptıracaklardı o kadar işi? Onun için de biton inşaat mühendisleri, mimarlar, müteahitlerle sıkı fıkı görüştük. Pazarlıklar yaptık. En sonunda güvenilir birine verdik evi yaptı. Çok da güzel oldu ev. İçimize sindi. Ta ki komşularımızla tanışana kadar... Hani hep derlerdi de inanmazdım. 'Kötü komşu ev sattırır.' diye. Evet, arkadaşlar. Çok doğruymuş. Dün ailem bu evi satılığa çıkardı. Sadece içinde 2 ay kadar oturduk, oturmadık... 

Aslına bakarsanız tek sebep komşu değil. Biz bu evi yaparken biraz balkonu genişletelim, şurayı açalım, burayı kıralım derken evin kimyasını da bozduk. Her hangi bir sorun çıkar mı? Cezası çok olur mu diye sorduk soruşturduk, bize çok birşey olmaz dediler. Biz de büyüttük biraz evi. Meğer ki öyle değilmiş. Belediye bir geliyormuş, ceza kesiyormuş. Cezayı ödemen yeterli değil, Ertesi birgün yine gelip yine kesiyormuş cezayı. Yine düzeltmezsen, bu kez yıkmaya geliyormuş. Peki neden bir yaptık böyle bir hata? Bizim gibi evlerinin yapısını değiştiren yüzlerce site var. Şimdiye kadar birşey olmamışsa herhalde sıkıntı olmaz diye düşündük ve gaza geldik. Ama babam bir gece uyuyamayıp bunu düşünmüş. Ya yarın birgün bu ev bizim üzerimize geçince bilere büyük ağır bedeller ödemek zorunda kalırsak diye düşünmüş taşınmış uyuyamamış. Bizimle paylaştı bu fikrini... Bir diğer sebep de şu. Kardeşim. Biz sıkılınca kaçıyoruz evimize kurtuluyoruz. Ama kardeşim yazlıkta acaip derecede sıkılıyor. Yaşıtı yok gibi. Hep yaşlı tayfası var. Bir de ha diyince hemen arkadaş ortamına da girilmiyor bir yaştan sonra da. Bir de kardeşim kampa çok bağlı. Oraya gidelim istiyor şiddetli bir biçimde.

Bütün bunları düşününce çözüm yolları şu. 'Biraz daha masraf yapıp evin mimarisini eski haline getirebiliriz. Kardeşim isterse yine kendi kampa gidebilir, hatta biz de bu duruma ortak olabiliriz.' Süper bir fikirdi. Bu durumdan herkes memnun kalarbilirdi. Ancak KOMŞU faktörünü gözden geçirmemiz gerekiyor. Aşırı agresif, psikolojik sorunlarının olduğunu düşündüğüm, bir üniversitede hoca olan bekar bir bayan. Sinirlenince cinnet geçiren, bağıra çağıra sataşarak insanın konuşmasına izin vermeyen tipler vardır ya. İşte bu güzel bir tanım oldu sanırım.

Bu küçük tatil sadece böyle kötü olaylarla sonuçlanmadı. İlk defa bugün sahilin tadını çıkarabildim. Sahilde çalan müzikler eski 60lı 70 li yılların müzikleriydi. Ekşam yaklaşırken gün batarken kitabımı akıp huzurlu bir şekilde dalgaların sesi ve müziğin eşliğinde kitabımı okudum. Harikaydı. Tekrar bunu yaşayabileceğimi sanmıyorum...

Bir de ne zaman yazlığa gitsem telefon aracılığla beni arayıp ders istiyorlar. İkidir öğrenci buluyorum. Çok bereketlı aslında o açıdan bakılınca. (Sadece tesadüf tabi ki.. :)

Son olarak da bugün sevgili sevgilimin doğum günüydü. 2 yıl üstüste benim ailemle beraber eşimin doğum gününü kutluyoruz. Çok küçük bir pasta kesme töreniyle bu yılın doğm gününü de geçirmiş bulunmaktayız. Bugün defalarca tamamen içimden geldiği gibi O'nu çooook sevdiğimi söyleyip, 'İyi ki varsın bitanem.' dedim. Çok mutluyum, herkes bu duyguyu yaşasın istiyorum.

dinleyin
izleyin...

13 yorum:

  1. Bir mimar olarak -mesleğimi okumadan benimsedim anasını satıyım- diyorum ki:
    O manyak bakire komşunuz size illişmiyorsa sıkıntı yoktur bence.
    Ceza yeme durumu sakat, devlet denen o adamlar kene gibi yapışıyorlar.
    Kardeşin de o kamp şeysine ayrıca gidebilir gibi geliyor bana.
    Şayet komşunuz rahatsız ediyorsa, ceza yemekten çekiniyorsanız, kardeşini de düşünüyorsanız evi satın zaten.
    Hem ev maliyetinden daha fazla bi fiyata gider. Etrafımda harabe ev alıp bi güzel adam edip satan çok insan var. İyi de para kazanıyorlar bu işlerden.

    Son olarak YENGE HANIM'a sevgiler, nice senelereee:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkeksi bir yazı yazabilmişim nihayet.. :)

      Sil
  2. sanırım bu yaz en ilginç yazlardan biriydi sizin için yazıları okudukça öyle hissettim doğrusu :) ama herşeyi çözümlemekde güzel tabi. sevdiceğinizle nice senelere

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslına bakarsan benim için her yaz birbirinden farklı geçer. En sakin olanı bu yaz olanıydı. Ama dediğiniz gibi ilginçti. Yazlık al, sat. Peynir ekmek gibi.. :)

      Sil
    2. Tosbağa.. NEden artık senin yazılarını kendi blogunda göremiyoruz? Toplanmışsınız hepiniz biyerde yazıyorsunuz, olmuyor böyle...

      Sil
  3. ya sizin aşkınız ne kadar güzel.. iyi ki doğdu!! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyledir bizim aşkımız.
      Teşekkür ederiz :)

      Sil
  4. Komsu davasi biraz kötü olmus. Ama artik eski komsuluklar kaldi mi ki? Ayrica evi satacaksaniz umarim harci borcunu öder. Esine sevgilerimi ilet. Iyi ki dogmus. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evi sattığımızda zarara gireceğimizi düşünmüyoruz. Ama planladığımızdan farklı hareket etmek ve evi yaparken kendi zevkimize uygun, hiçbir masraftan kaçınmayarak yapmış olmamız... Bütün bunlar biraz içimizi burdu.

      Sil
  5. Sevgili sevgiline, nice mutlu huzurlu sen dolu sağlıklı yaşlar diliyorum :)

    Komşu faktörüne katılmadan edemicem, ben öğrenci evinde kalırken (eski üniversite) komşum sitenin kapıcısıydı bebeği vardı ve eşi o şehrin 3 cümle türkçe cümle kuramayan köylülerindendi. Bağırarak konuşur, çocuğuna da bana da cinnet geçirtti. İkinci sene, ikinci çocuğa hamile kaldı daha da çekilmez hal aldı bu komşuluk, eğer üniversiteyi kazanmasaydım kesinlikle o dairede o blokta oturmıcaktım kesin kararlıydım.

    Onun dışında baba evimde de aynı sorun var, bir komşumuz (2 kat alt) o kadar yüksek sesle konuşuyor ki, cinnet geçirirsin. Ben sessizliğe sakinliğe alışmış bi' insanım, o eski üniversitede okuduğum zamanlar, eve gelirdim babaevine sabahın 9unda kadın bizim evde konuşuyor, küfür ede ede kalkardım yataktan 1000 karış suratla "defol git artık" dercesine...

    Oyyy dertlendim bak yine neyse, tadilat işinin kurallarını bilemicem tabii ama umarım her şey yolunda gider, en çok kardeşine üzüldüm. Yazlıkta ortam olayı yaş iş, hiç sevemedim o durumu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Komşu gerçekten önemli. Önceden de çok örneğini yaşadım. Bu son örnek. Şuan oturduğumuz evdeki komşularımızı çok merak ediyoanıştık. Hepsi iyi insanlar. İçimiz şimdi gerçekten rahatladı. :)

      Sil
  6. Oooov bizde ev almayı düşünüyoruz babam komşuları araştırmam lazım diyordu boş yere dememiş :)) Sevgilinle birlikte nice mutlu yıllar geçirmen dileğiyle. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baban kesinlikle haklı. Komşu önemli.
      Evinizden memnun kalırsınız, isabetli bir karar vermişsinizdir umarım.

      Sil

Aklına ilk ne geliyorsa gözlerini kapat ve yaz...